Kolera

 

Bütün ince barsağı tutan ve şiddetli sulu ishal, kusma, kas krapları, su kaybı, oligüri ve kollaps gibi durumlarla karakterize olan akut bir enfeksiyondur.

Etiyoloji: Vibrio cholorae 1-4 mikrometre boyunda , 0.3-0.6 mikrometre eninde kıvrık , virgüle benzeyen bu bakterilerin bir ucunda çok hareketliliği sağlayan flagella bulunur.Gram negatif olan bu bakteri karanlık alan mikroskobisinde çılgın hareket veya sinek uçuşması ismi verilir.V.cholerea alkali besiyerlerinde 30-40 0 C da iyi ürer.Fakültatif aneorobdur.Alkali peptonlu suda 4-8 saatte yüzeyde zar şeklinde üreme gösterir.Katalaz ve oksidaz pozitiftir.Spor yapmazlar. Isı dezenfektan asit ve kuruluğa dayanıksızdır. Mide asiditesine dayanıksızdır. Tüm kolera vibriolarında kirpik (H) ve somatik (O) antijeni bulunur. O antijenine göre serolojik tiplendirme yapılır.H antijen nonspesifiktir. O:1, O:2, O:3, O:4.....

0:1 serovarı v.cholera e ve v.cholerae biotip Eltor’a ayrılır. Bu da Ogama ,İnaba ve Higojima olmak üzere alt serovarlara ayrılır.Antijen özelliği içeren A,B,C maddelerinin kantitatif değişikliği ile bu ayırım yapılabilir. Ogama AB, İnaba AC,Hikojima ABC Bakteri faj tiplerine görede ayrılabilir.

Epidemiyoloji: V.cholerae fekal -oral yolla bulaşır. Çiğ sebzeler ,sular, et ve meyvalar , diğer besin maddeleri, taşıyıcı insanlar, sinekler ve böceklerle bulaşma olur. Yaz aylarında sık görülür.

Patogenez ve patoloji:Koleranın oluşabilmesi için ağızdan yeter sayıda kolera vibrionun alınması ve mide asitliğinin giderilmesi gerekir.(Bol sulu ,bol proteinli yiyecek ve içeceklerin ,alkol vs. alımı)Hastada aklorhidri varsa mikroorganizmalar barsağa daha kolay geçer.İnce barsaktaki alkali ve izotonik ortam vibrionun üremesini kolaylaştırır.Kolera invaziv değildir.Etkisini ekzotoksin niteliğinde bir enterotoksin ile gösterir.Kolarajenik toksin adını alan bu toksin ısıya dirençsiz, dialize olmayan antijenik yapıda bir maddedir. Kolera toksininin A1,A2 ve 5 tanede B alt birimi vardır. A2 alt birimi A1 ile B alt birimlerini birbirine bağlar.B alt birimi ile barsak mukozasındaki reseptörlerine bağlanma A1 alt birimi ile de adenil siklazı aktive ederek cAMP artar.Bunun etkisi ile barsak boşluğuna su, klor ve bikarbonat iyonları salınır.Salınan sıvının geri emilimi yeterli olmadığından kusma ve ishal ile atılır.Çıkan sıvı izotoniktir.

KLİNİK : Bulgular değişkendir.Asemptomatik koleradan şiddetli koleraya kadar değişen klinik tablolar görülebilir.Hızla fetal seyreden bir enfeksiyondur.Bir saat içinde hipotansiyon 2.5 saatte ölüm görülebilir.Genellikle 4-12 saatte şok ve 18 saat ile günler arasında ölüm görülebilir.

Asemptomatik kolera:Dışkıda kolera vibrioları vardır Başka bulgu görülmez.

Kolera diaresi : Besin entoksikasyonu şeklinde seyreder.Bazende zaman zaman günde 1-2 defa dışkılama görülüp, sonra 1-2 gün normalleşerek 3-4 hafta devam eder.Özellikle bulaştırıcılık yönünden önemlidir.

Hafif kolera(Kolerin) :Kolera gravis için çizilen tablonun gerek bulguların şiddeti , gerekse süresi bakımından daha hafif ve kısa süreli bir klinik tablo vardır.

Kolera Gravis(Klasik Kolera ):İnkubasyon süresi 2-3 gündür.Hastalıkta ilk bulgu karında dolgunluk hissidir.Aniden zorlamasız kusma ve ishal ile başlar.Başlangıçta fekoloid olan dışkı hızla sulanır.Karekteristik pirinç suyu görünümünde mukuslu dışkılama olur.Enterotoksin goblet hücrelerinde mukus salınımına neden olur.Nadiren kan görülebilir, dışkılama sayısı gittikçe artar.Ikıntısız , buruntusuz bol miktarda dışkılama olur.Dışkı enkontinansı olur.Kusmada başlangıçta mide içeriği varken gittikçe renksizleşir, bol su ve elektrolit kaybı ile koleraya özgü diğer bulgular ortaya çıkar.Bilinç açıktır.Hasta halsizleşir. Dil kuru ve paslı , gözler çökük, yanaklar çukurlaşmış, turgor tonus azalmış ve derinin elastikiyeti kaybolmustur.Parmaklar buruşmuş ve çamaşırcı eli görünümündedir.Ses kısılır, karın çökük, extremiteler soğuk ve siyonozedir.Arter basıncı düşer, nabızfiliformdur, alınamayabilir.Bacak ve kollarda ağrılı kramplar olur.Ateş yoktur, hipotermi olabilir.İdrar miktarı azalır anüri gelişebilir.Hastanın dışkısı balık kokusuna benzer kokudadır. Hastalığın tedavi edilmemesi ile siyanoz olur.Refleksler azalır.Asidoz ve koma gelişir ve ölüm görülür.Bu arada elektrolit değişikliğine bağlı olarak bilinç değişiklikleri olabilir.Dengesiz solusyonlar verilmesi hipotermi, su entoksikasyonu , yetersiz tedavi sonucu renal yetmezlik gelişebilir.Çocuklarda bilinç değişiklikleri görülür, bu hipoglisemiye bağlı olabilir.Nadiren felçler gelişir. Çocukta en sık hipokalemi olur.(intestinal ileus, kabızlık, aritmi)Gebelerde düşük meydana gelebilir.

Kolera Sikka:Koleranın en ağır şeklidir.Akut başlar, birdenbire kolaps gelişir.sıvı aniden barsaklara boşalır.İshal görülmeden şok ve ölümle sonuçlanır.

Tifoid Şekil :38-39 0C ateş, dalgınlık, bilinç bulanıklığı nedeniyle tifoyu andıran klinik şekildir.

Laboratuvar Bulguları :Sıvı kaybına bağlı olarak hemotokrit yüksekliği (% 55-65),lökositoz(15000-30000) görülür.Eritrosit sayısı artar.Asidoza bağlı olarak Ph düşer.(7.1-7,2) bikarbonat azalır.(5-12mEq/lt) İdrar miktarı azalır,albümin,hyalen silendir görülüp asetonüri olabilir.Dışkı görünümü beyaz,sulu,mukusludur.Mikroskopisinde bir özellik yoktur.

V.Cholera’nın tanısı bakteriyolojik olarak konur.Taze dışkıdan alkali peptonlu suya ekim yapılır.4-6 saat sonra yüzeyel kısımdan alınarak O anti serumu ile aglütinasyon yapılarak hızlı tanı konabilir.Aynı şekilde hazırlanan preparatlardanda flouresan tekniği ile%90 tanı konabilir

Alkali peptonlu suya ekim yapıldıktan 6-8 saat sonra plak besi yerlerine ekim yapılır.Bunun için TCBS(Teepol,citrat,bile salt, agar) ,Aranson ve Alkış besi yerleri kullanılır.TCBS ‘de sarı koloniler yapar.Kuşkulu kolonilerden alınarak antiserumlarla tanıya gidilip, biyokimyasal ve serolojik yöntemlerle tip tayini yapılır.

Tedavi:Asıl tedavi aybolan sıvının yerine konmasıdır.İlk olarak hastanın sıvı kaybı belirlenmelidir.

İ.V sıvı tedavisi dışkı 100 ml/kg/gün den fazla veya 70 kg,lık bir kişide 7 litreden fazla ise mutlaka yapılmalıdır.Şiddetli dehidrotasyonda ilk 10-15 dakikada 1000 ml sıvı verilir.Nabız alınana kadar bu şekilde tedavi edilir,daha sonra 30-40 dakikada 1lt sıvı verilir.Tedavi: diürez başlayana, kas krampları kaybolana, turgor tonus düzelip nabız dolgunlaşana kadar uygulanır.Daha sonra hastaya kaybı kadar sıvı verilir.Oral sıvı tedavisine geçilince hastanın kaybının 1-1.5 katı kadar sıvı verilir.Verilecek sıvı izotonik olmalıdır.Asidozu düzeltmek için bikarbonatlı solüsyonlar verilir.Sıvı tedavisinde elektrolitlerin

takibi yapılmalı ve tedavi buna göre düzenlenmelidir.Özellikle çocuklarda ve bebeklerde sıklıkla hipoglisemi olur.Tedavisinde 3-4 ml/kg %25 glukoz bolus şeklinde verilidikten sonra sıvı içerisine 10 mg/kg/saat olacak şekilde eklenmelidir.Kan glukozu mutlaka bakılmalıdır. Antibiyotik tedavisi hastalık süresini ve dışkı ile bakteri atılım süresini kısaltır.

Tetrasiklin 2g/gün 3-5 gün

Doksisiklin 200mg ilk gün , 100 mg daha sonraki günlerde verilir.

Furozolidon çocuklarda verilebilir.5 mg/kg /gün 4’e bölünerek

Korunma:İnsan gaita ve idrarının gereğince ortadan kaldırılması ve su kaynaklarının arıtılması, koleranın kontrol altına alınmasında kesinlikle gereklidir.Kaynatılmış suların kullanılmasın, pişirilmemiş sebzelerin yenmemesi gibi önlemlere de başvurmak gerekir.Kolera Aşısı endemik bölgelerde kısmi bir korunma sağlar.Ancak her 6 ayda bir destek (boster) dozlarının kullanılması lazımdır. Koleralı hastanın çevresinde önlem alınır , evdeki erişkinlere 6 saatte bir p.o. 500mg tetrasiklin verilir

geri