Kalbinizi Koruyun

 

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.KALP SAĞLIĞI (Tehdit eden faktörler)

 

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.Sigaranın neden olduğu kalp damar hastalıkları

Kanser ve kronik akciğer rahatsızlıklarından sorumlu olmasının yanı sıra, sigara ateroskleroz ve bunun sonucunda ortaya çıkan ve kalp krizine yol açan koroner kalp hastalıkları için de majör bir risk faktörüdür:

Sigara içenler içmeyenlere göre %70 daha fazla koroner hastalıklarından ölürler.

65 yaşından gençlerde koroner hastalıklar erkeklerde %45, kadınlarda %40 oranında sigaraya bağlıdır.

Sigarayı bırakmak koroner hastalık riskini bir yılda %50 azaltır.

Sigara dumanında bulunan binlerce zehirli maddeden biri olan karbon monoksit kalp hastalığı , inme ve diğer dolaşım bozuklukları ile doğrudan ilişkilidir.

Sigara dumanının yalnızca %15’i sigara içen tarafından solunurken, kalan %85’i havaya dağılır ve başkaları tarafından solunur. Pasif içicilik olarak da bilinen bu istemsiz sigara içimi kalp damar hastalığı riskini %30-50 artırmaktadır. Her yıl dünyada 38,000 kişi, başkalarının içtiği sigaranın yol açtığı kalp damar hastalığı nedeni ile hayatını kaybetmektedir.

  • Sigara, orta yaşlı kadın ve erkeklerde kalp hastalığına bağlı ölüm riskini üç kat artırır.

  • Hem aktif hem de pasif içicilik, damar sertliği ve bunun sonucunda ortaya çıkan ve kalp krizine yol açan koroner kalp hastalıkları için majör bir risk faktörüdür.

  • İskemiye bağlı inme riski sigara içenlerde neredeyse ikiye katlanır.

  • Sigara, HDL (iyi) kolesterolü azaltır.
KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.
  • Kan basıncını ve kanın pıhtılaşma eğilimini artırır.

  • Tıp dilinde periferik arterler olarak geçen kol ve bacaktaki atardamarlarda hastalık ve aort anevrizması riskini artırır.

  • Sigara, diğer faktörler olmadan da tek başına kalp hastalığı riskini artırır, hele bir de diğer risk faktörleri varsa risk daha büyük oranda artar.

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.Obezite

Şişmanlık da, kalp krizine yol açan koroner kalp hastalığı için bir risk faktörüdür. Çünkü şişmanlık:
  • Kan yağlarını (kolesterol ve  trigliserid) artırır.

  • HDL (iyi) kolesterolü azaltır. HDL kolesterol, kalp hastalığı ve inme riskini azalttığından, şişmanlarda kanda HDL kolesterol düzeyinin düşmesi risk oluşturur.

  • Kan basıncını artırır.

  • Diyabete neden olabilir. Diyabet varlığında diğer risk faktörleri daha da etkili olur, bu kişilerde özellikle kalp krizi riski yüksektir.
KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.
Şişmanlık diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak kalp hastalığı riskini artırır. Kalp ve damar sisteminin dışında, safra taşı oluşumunun ve eklemlerde kireçlenmelerin başlıca nedenlerindendir.

 

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.Hareketsiz yaşam ve kalp damar hastalıkları
KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.

Fiziksel aktivite yokluğu/azlığı: Hareketsiz bir yaşam tarzını sürdürmek, koroner kalp hastalığı riskine davetiye çıkarmaktır. Düzenli olarak, orta ve ortanın üzerinde yoğunluklarda yapılan aktivite sizi kalp ve damar hastalıklarına karşı korur. Aktivitenizin düzeyi ne kadar artarsa yararı da o denli fazla olur.

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.Yüksek tansiyon hangi hastalıkların riskini artırır?

Kalp, beyin ve böbreklerimiz, uzunca bir süre yüksek kan basıncı ile başa çıkabilir ve belirti vermezler, bu nedenle hastalar yıllarca yüksek tansiyon hastası olduklarını bilmeden yaşayabilirler. Ancak, bu durum, vücudumuza zarar vermediği anlamına gelmez. Bu nedenle hipertansiyon, ’sessiz katil’ olarak da bilinir.

Çünkü yüksek kan basıncı, özellikle kişide diğer risk faktörlerinden (şişmanlık, sigara, kan kolesterolünde artış, diabet gibi) bir veya daha fazlasının bulunması halinde,
inme, kalp krizine yol açan koroner kalp hastalığı, kalp yetersizliği ve böbrek yetersizliği riskini doğrudan ve birkaç kat artıran majör bir risk faktörüdür.

Yüksek tansiyon ile ilgili doğru bilinen yanlışlar

1. Sinirlilik, terleme ve uykuya dalma güçlüğü gibi belirtiler, yüksek tansiyonun sık görülen bulgularındandır.

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.

YANLIŞ. Yüksek tansiyon çoğunlukla belirti vermez. Çoğu zaman tansiyonunuzun yükseldiğini sadece ölçerek anlayabilirsiniz.

Sağlıklı ve zinde görünen bazı kişilerde de yüksek tansiyon olabilir. Ülkemizde yüksek tansiyon hastalarının yalnızca %40’ı bunun farkındadır ve bu hastaların da sadece üçte biri tedavi görmektedir.

Bu durum, bu kişilerde inme, kalp krizi, kalp yetersizliği, böbrek hastalığı ve hatta körlük riskini artırır.

2. Tansiyonumu ne zaman doktorda ölçtürsem yüksek çıkıyor, ama bunun nedeni yalnızca benim heyecanlanmam. Eminim ki evde ölçülse kan basıncım normal bulunur.

Bazı kişilerde heyecana bağlı olarak, beyaz önlük hipertansiyonu denilen durum oluşabilir. Bu kişiler evde ölçüm yapıp sonuçları doktora bildirebilirler. Stres ya da heyecan gibi durumlarda tansiyonunuz yükselebilir, ancak pek çok ölçümde yüksek bulunursa bu durum asla göz ardı edilmemelidir.

4. Bugünlerde herkeste yüksek tansiyon var, bu durum adeta yaşamın bir gerçeği, bende de olması beni endişelendirmez.

Günümüzün stresli yaşam koşulları, yüksek tansiyona yol açan risk faktörlerine katkı yapabilir. Bu nedenle kan basıncımızı sık sık kontrol ettirmeliyiz. Unutmayalım, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon, koroner kalp hastalığı oluşumunu 3, kalp yetersizliği oluşumunu 6 kat artırır ve inme riski açısından en önemli değiştirilebilir risk faktörüdür.

5. Bir süre tansiyon ilaçlarımı kullandım ama şimdi kendimi çok daha iyi hissettiğime göre ilacı azaltmamda veya bırakmamda bir sakınca olmadığını düşünüyorum.


Yanlış. Kan basıncı yüksekliği ömür boyu devam eden bir hastalıktır. Ancak ilaçla kontrol altına alınabilir. Doktorunuza danışmadan ilaçlarınız değiştirmeyin ya da kesmeyin, bu sağlığınıza zarar verebilir.

Yaşam tarzı ile ilişkili alışkanlıklar da kan basıncınızı yükseltebilir; bu nedenle sağlıklı olduğumuz vücut ağırlığını korumalı, fiziksel aktivite (haftanın hemen her günü 30-60 dakika arası) yapmalı ve sigara başta olmak üzere tütün ürünlerinden uzak durmalıyız.

6. Yüksek tansiyon erkekler için sorundur. Ben kadın olduğuma göre endişelenmeme gerek yok.

Yanlış.
Maalesef, yüksek tansiyon herkesin sorunudur, üstelik kadınlarda yüksek tansiyon riskini erkekten daha fazla arttıran doğum kontrol hapı kullanımı, gebelik, aşırı kilo, menopoz sonrası gibi durumlara kadınların, özellikle dikkat etmeleri gerekir.

7. Soğuk algınlığına yakalandığımda eczaneden aldığım herhangi bir grip ilacını kullanabilirim.

Yanlış. Yüksek tansiyonu olanlar bu ilaçları dikkatli kullanmalıdır. Özellikle dekonjestanlar (burun tıkanıklığını açan ilaçlar) kan basıncını artırır ve tansiyon ölçümlerinde sorun yaratabilirler, bu nedenle içinde dekonjestan olmayan diğer ilaçlar seçilmelidir.

8. Orta yaşa gelene kadar tansiyonunuzu hiç ölçtürmeseniz de olur.

Kan basıncınızı ne kadar erken yaşta ölçtürmeye başlarsanız o kadar iyi. Çünkü 6 yaşında çocuklarda bile yüksek tansiyon görülebilir. Çocuklar adolesan çağına geldiğinde mutlaka kan basınçlarını ölçtürmelidirler. Bu yaştaki çocuklarda kan basıncı ne kadar yüksek ve çocuk ne kadar kilolu ise 30 yaşına kadar arterler o denli kalınlaşır ve damar sertliği gelişir. Çocuğun yaşı, vücudunun boyutları ve cinsel olgunluk derecesi ne kadar yüksekse kan basıncı da o kadar yüksek olma eğilimindedir.

 

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.Kolesterol yüksekliği hangi hastalıkların riskini artırır?

Kolesterol yüksekliği, koroner kalp hastalığı, kalp krizi ve inme için en önemli değiştirilebilen risk faktörlerindendir. Kan kolesterolü arttıkça risk de artar. Yüksek tansiyon, diyabet gibi diğer risk faktörlerinin de kolesterol yüksekliği ile birlikte bulunması riski daha da artırır.

Kandaki LDL kolesterol yükseldiğinde, kalp ve beyni besleyen damarların duvarlarında plakların yapısında birikmeye başlar. Bu sert ve kalın birikintiler arter duvarlarının kalınlaşıp sertleşmesine yol açar. Bu duruma damar sertliği (ateroskleroz) denir.

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.
Sıklıkla plağın yakınlarında veya plağın parçalanması ile oluşan bir pıhtı arteri tümden tıkayıp kan akımını durdurur, bu da kalp krizi ve inme ile sonlanabilir.

 

Kolesterol ile ilgili sık karşılaşılan yanlışlar: kolesterolün gerçek yüzü

Kolesterol vücut için hem gerekli olan ancak kandaki düzeyi normali aştığında da tehlike oluşturan bir madde olup halk arasında kolesterole ilişkin yanlış bilgiler yaygındır. İşte bunlardan bazıları:

1. Beslenme ve fiziksel aktivite ile ilişkili olarak yaptığım seçimler kan kolesterol düzeyimi belirler.

Doğru: Yediklerimiz ve ne kadar hareket ettiğimiz kandaki toplam kolesterol düzeyine katkıda bulunur, ancak LDL kolesterolün bir kısmı bizzat vücut tarafından oluşturulur. Kan LDL (kötü) kolesterolünü karaciğer ve barsaklar kontrol eder. Karaciğer kolesterolün hem üretildiği hem de kandan çekilerek yağların sindirimini sağlayan safra asitlerine dönüştürüldüğü organımızdır. Eğer burada üretilen kolesterol miktarı, kandan çekilen miktardan fazla ise, kan kolesterolümüz, diyetimiz ve aktivite düzeyimizden bağımsız olarak artar.

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.
2. Tereyağ yerine margarin yersem kan kolesterolümü daha kolay düşürebilirim.

Yanlış: Diyet perspektifinden bakıldığında, kan kolesterol düzeyinin temel belirleyicisi aldığınız doymuş ve trans yağ miktarıdır. Ancak bunun azaltılması ile LDL kolesterolü düşürülebilir. Hem tereyağ hem de margarinin yağ içeriği çok yüksek olduğu için her ikisi de az kullanılmalıdır. Üstelik margarin seçiminde çok dikkatli olunmalı, ambalajın üzerini okunarak, trans ve doymuş yağ bulundurmayan bitkisel yağlardan üretilen yumuşak ya da sıvı margarinler tercih edilmelidir.

3. Zayıf insanlarda yüksek kolesterol diye bir sorun olamaz.

Yanlış: Her ne kadar fazla kilolu ve şişmanlarda daha sık olsa da, her tip vücutta yüksek kolesterol olabilir. Bu nedenle kilonuz, aktivite düzeyiniz ve beslenme tarzınız ne kadar kalp sağlığı için önerilenlere uygun olsa da kan kolesterolünüzü düzenli olarak ölçtürmeniz gerekir.

4. Doktorum kolesterolüme ilişkin bir şey söylemedi, o nedenle içim rahat.

Yanlış: Sağlığınızın sizin kendi sorumluluğunuz olduğunu unutmayın! Gerekirse siz doktorunuza ’Kolesterolümü ölçtürmem gerekir mi?’ diye sorun. Total, HDL, LDL kolesterol ve trigliserid düzeylerinizi yorumlamayı, değerleriniz yüksek veya sınırda ise nasıl düşürebileceğinizi öğrenin, risk durumunuza bağlı olarak diyet ve yaşam tarzınızda yapacağınız değişiklikler ya da kan yağlarını düşüren ilaç tedavisi ile bu düzeyleri düşürebilirsiniz. Unutmayın, doktorunuzun bu konudaki önerilerini dinlemeniz ve önerdiği sıklıkta kan yağlarınızı kontrol ettirmeniz, kalp sağlığınız için koşuldur. KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.
5. Ambalajının üzerinde "’kolesterol içermez" yazan gıdaların kalp sağlığı açısından güvenli olduğundan emin olabilirim.

Yanlış: Gıdaların ambalajları üzerinde bulunan besin değerine ilişkin bilgiler çok yararlı olmakla birlikte, kolesterol içermediği ya da düşük oranda içerdiği belirtilen pek çok gıda doymuş ve/veya trans (kısmi hidrojenasyon tekniği ile üretilmiş katı margarinler) yağlardan zengin olup kan kolesterolünüzün artışına katkı yapabilir. Genelde önce gıdanın bileşiminde en fazla bulunan besin öğelerinden başlandığı için, yağ oranlarının listenin altlarında yer aldığı gıda ürünlerini tercih edin. Şimdilerde ABD’de Gıda ve İlaç Dairesi, ve Avrupa ülkelerinde eşdeğer kuruluşlar, kamuoyundan gelen baskıların da etkisi ile gıda ürünlerinin etiketlerinde doymuş ve trans yağ oranlarının yazılmasını zorunlu kılmıştır. Maalesef ülkemizde üretilen gıdaların etiketlerinde bu bilgiler yer almamaktadır. Genelde doymuş ve trans yağlar daha ucuz olduğundan, ülkemizde özellikle çikolata, gofret, bisküvi, kek, kurabiye, milföy hamuru, cips, mayonez, pizza gibi gıdaların üretiminde ve hamburger gibi fast-food ürünlerinde maliyeti düşürme kaygısı ile, değişen oranlarda kullanılırlar. Ülkemize ait bu ürünlerin trans yağ içerikleri, bisküvi çeşitlerinde %1.0-30.5, gofret, mısır cipsi, kek, kraker, milföy hamuru ürünlerinde sırasıyla %21.8, %0.7, %4.6, %2.1, %2.1, %16.3’tür.

6. Geçenlerde gazetede yumurtanın kolesterol açısından bugüne kadar bilindiği kadar zararlı olmadığını okudum. Artık her sabah kahvaltıda 2 yumurta yiyebilirim değil mi?

Yanlış: Tek bir yumurtada 213 mg kolesterol vardır ve LDL kolesterolü normal olan bir kişi günde en fazla 300 mg kolesterol almalıdır. Eğer et ve süt ürünleri gibi kolesterolden zengin gıdaları tüketmiyorsanız yumurta yemeyi düşünebilirsiniz. Unutmayın ki, kek, kurabiye, börek gibi hamur işlerinde bulunan yumurta da günlük kolesterol alımınıza dahildir. Üstelik kan LDL kolesterol düzeyi yüksek olan ve/veya kolesterol düşürücü ilaç kullananların günlük kolesterol alımı 200 mg’ı geçmemelidir.

7. Kadın olduğuma göre kolesterol konusunu sorun etmem gerekmez. Yüksek kolesterol erkeklerin sağlık problemidir.

Yanlış: Kadınlarda menopoz öncesinde, dişilik hormonu östrojenin, HDL (iyi) kolesterolü artırıcı etkisinden dolayı LDL kolesterol yüksekliği pek görülmez. Ancak yaşlandıkça ve özellikle menopoz sonrasında kalp dostu diyet alışkanlıkları ve egzersize karşın kolesterol artışı başlar. Gerekirse kolesterol düşürücü ilaç başlanabilir.

8. Orta yaşa gelmeden kolesterol ölçümüne gerek yoktur.

Yanlış: 40 yaşın altında, özellikle ailede kalp damar hastalığı bulunanlarda kolesterol düzeyi ölçülmelidir. Özellikle ebeveynlerinde kalp hastalığı öyküsü olan çocuklarda bu ölçüm gereklidir, çünkü bu çocuklarda kalp hastalığı riski yetişkinlerdeki düzeydedir.

 

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.Şeker hastalığının kalp damar hastalıklarına etkisi nedir?
Şeker hastalarında 1 numaralı ölüm nedeni kalp-damar hastalıklarıdır. Aşağıdaki risk faktörlerinin varlığı, şeker hastalarında kalp-damar hastalığı gelişme riskini 2-4 kat artırır.
KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.
  • Yüksek tansiyon

  • Kan yağlarına (lipid) ilişkin bozukluklar

    • yüksek LDL (kötü) kolesterol

    • trigliserid artışı

    • düşük HDL (iyi) kolesterol

  • Sigara

  • Şişmanlık

  • Hareketsizlik

  • İnsülin direnci

KALBİNİZİ KORUYUN, İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR.Kalbiniz Ne Kadar Genç? OK

 

sayfa başı

geri
Ana Sayfa
Kaynak: http://www.kalbinizikoruyun.org